BIST 100 13.600,69 %0,64 Altın 6.150,37 ₺/gr %0,22 Bitcoin $64.503 %1,63 Dolar 47,40 ₺ %0,04 Euro 54,06 ₺ %0,09 Sterlin 63,09 ₺ %0,17 Gümüş 88,18 ₺/gr %1,29 Ethereum $1.918,42 %1,99 İsviçre Frangı 57,86 ₺ %0,03 Kanada Doları 33,63 ₺ %0,13 Avustralya Doları 32,93 ₺ %0,36 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 12,63 ₺ %0,04 BAE Dirhemi 12,91 ₺ %0,07 Rus Rublesi 0,60 ₺ %0,91 Çin Yuanı 7,01 ₺ %0,14
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Çevre Ege Denizi için deniz salyası açıklaması

Ege denizi için deniz salyası açıklaması

Marmara Denizi'nde başlayan müsilaj (deniz salyası), Kuzey Ege'de de görülmeye başlandı. Müsilajın rüzgar-akıntı sistemleri ve su özellikleri nedeniyle Ege Denizi'nin tamamını kaplamasını beklemediklerini belirten Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Sunlu, "Büyük Kanal Projesi yürürlüğe girince evsel ve endüstriyel atık suları artırılmaya başladı. Bu süreçten sonra İzmir Körfezi'nde aşırı alg çoğalmaları 12 aydan 1-1,5 aya indi ve kontrol altına alındı. İzmir Körfezi'nde

0Yorumlar
Ege Denizi için deniz salyası açıklaması


Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Sunlu, Marmara Denizi'nde başlayıp en son Kuzey Ege'de görülen müsilajı Ege Denizi'nin tamamında görmeyi beklemediklerini söyledi. Marmara Denizi, Karadeniz ve Ege Denizi arasında bir etkileşim olsa da rüzgar-akıntı sistemleri ve su özellikleri nedeniyle müsilajın Ege Denizi'ni kaplamasının çok uzak ihmal olduğunu söyleyen Prof. Sunlu, 1955 yılından bu yana aşırı alg çoğalması ile mücadele eden İzmir Körfezi'nde Büyük Kanal Projesi'nin başlatıldığını ve bu sayede evsel ve endüstriyel atıkların arıtıldığını kaydetti. Proje ile birlikte Körfez'de yıl boyu görülen aşırı alg çoğalmasının 1-1,5 aya indiğini ve kontrol altına alındığını dile getiren Prof. Dr. Sunlu, İzmir Körfezi'ndeki çalışmaların Marmara Denizi için de örnek olabileceğine işaret etti.



"Buraya gelebilmesi çok uzak ihtimal"

Marmara Denizi'ndeki müsilajın aşırı alg çoğalması olduğunu ve biyolojik deniz kirliliği kavramında incelenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Sunlu, "Bu durumda, yoğun su kütleleri hareket ediyor ve deniz salyası da dediğimiz bu yapıyı kıyı alanlarına doğru sürüklüyor. Marmara Denizi, Karadeniz ve Ege Denizi arasında bir etkileşim var. Bu yığınlar İstanbul Boğazı'ndan başladı ve tüm Marmara'ya doğru değişim gösteriyor. Ancak müsilajın Çanakkale Boğazı'nı geçerek Ege Denizi'ni kaplamasını beklemiyoruz. Ege Denizi'nde aşırı alg çoğalmasını biz zaman zaman zaten bölgesel anlamda yaşıyoruz ancak Ege Denizi'nin rüzgar ve akıntı sistemleri ile su özellikleri, Marmara Denizi'nden tamamen farklıdır. Dolayısıyla tüm Ege Denizi'ni kaplayabilecek kütlesel bir aşırı alg çoğalmasını beklemiyoruz. Teorik anlamda mümkün olabilir ama şunu unutmamamız gerekiyor; yoğun müsilaj kütleleri hareket ettikçe dağılır ve parçalanır. Su hareketleri, akıntılar ve rüzgarlara bağlı olarak bunların kitle halinde belli alanlarda toplanması söz konusu ama Çanakkale Boğazı'nı geçerek Ege Denizi'ni kaplamasını açıkçası beklemiyoruz. İzmir Körfezi Orta Ege'de yer alıyor ve buraya gelebilmesi çok uzak ihtimal" ifadelerine yer verdi.



"İzmir örnek alınabilir"

İzmir Körfezi'nde aşırı alg çoğalmasının, 1955 yılında bilim adamları tarafından rapor edildiğini ve 2000'li yılların başına kadar İzmir Körfezi'nin iç kısmında aşırı alg çoğalması ile yoğun olarak mücadele ettiklerini dile getiren Prof. Dr. Sunlu şöyle devam etti:

"O dönemler ciddi çevresel problemlerle karşılaştık. Hatta bu durum Körfez'in iç kısmını da geçmişti. Orta Körfez'i, neredeyse bütün İzmir Körfez'ini yıl boyunca kaplıyordu. 2000 yılının başlarında Büyük Kanal Projesi yürürlüğe girince evsel ve endüstriyel atık suları artırılmaya başladı. Bu süreçten sonra İzmir Körfezi'nde aşırı alg çoğalmaları 12 aydan 1-1,5 aya indi ve kontrol altına alındı. Büyük Kanal Projesi'nin inşasından bu yana 20 yıllık bir süreç geçti. İzmir Körfezi'nde uygulanan arıtım sisteminin sonuçları, bizi Marmara Denizi için de umutlandırıyor. Eğer denizlerimize ulaşan evsel ve endüstriyel atık suları ileri arıtma teknikleri uygulayarak arıtabilir ve ondan sonra çevreye deşarj edersek bu problemi yüzde 99 kontrol altına alabiliriz. Bu konuda İzmir örnek alınabilir. Çünkü bu olay Türkiye denizlerinde ilk defa gözlenen bir olay değil. Öte yandan bu durumu yüzde 100 engelleyemezsiniz. Çünkü besleyici elementler sadece insan kaynaklı değil, atmosferik taşınımla da geliyor, karasal erezyonla da geliyor. Ancak yüzde 90'dan fazlası evsel ve endüstriyel atık sulardan dolayı olur. Bu atık suları ne ölçüde arıtabilirsek o ölçüde bu olayı kontrol edebilme şansına sahibiz."



"Görüntüler, bu sınırı aştığımızı gösteriyor"

Aşırı alg oluşumunun biyolojik bir kirlenme olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sunlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İzmir Körfezi'nde azot ve fosfor yükleri özellikle Büyük Kanal Projesi devreye girdikten sonra ciddi oranda kontrol altına alındı ancak yüzde 100 sıfırlayamadık. Çünkü ne kadar temizlerseniz temizleyin, çöken bitki yükü deniz tabanına çöküyor ve bakteriler tarafından parçalanınca içindeki azot ve fosfor çamura geçiyor. Çamurdan tekrar suya geçtiği zaman bir döngü oluşuyor. Bunu kırmak için zamana ihtiyacımız var. Ancak İzmir'de asla 2000'li yıllardan önceki gibi bir şiddetle tekrarlaması mümkün değil. Burada şu konuyu da eklemek gerekiyor; 50 yılda kirlettiğiniz bir ekosistemi 3-5 yılda geri kazanamazsınız. Öncelikle denize akan bu atıkları sıfırlamamız gerekiyor. Bunun için 2-3 yıllık bir süreye ihtiyacımız var. İyileşme periyodu bundan sonra başlayacak. Mutlaka çalışmaların yapılması gerekiyor. Özellikle denizel ekosistemlerde meydana gelen bu kütlesel kirlenme problemleri, biraz zaman alan problemler. Ancak ne olursa olsun en kısa süre içerisinde çözümlerin gerçekleştirilmesi gerekli. Sonuçların alınabilmesi için toplumun tüm paydaşları olarak biraz sabırlı ve mücadeleci olmalıyız. 30 senede kirlettiğimiz bir ekosistemi maalesef 5 senede geriye alamayız. Çözüm ürettikçe zaman içerisinde belki bu şiddette olmasa da azalarak iyileşme süreçlerini daha yakın periyotlarda görebiliriz. Deniz ekosistemleri çok dayanıklıdır ve kirleticilere karşı tamponlama özelliği taşır. Ancak denizlerin de bir sınırı var. Maalesef bu görüntüler, bu sınırı aştığımızı gösteriyor. Önlemleri ivedilikle toplumca almalıyız."


Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Çevre Haberleri

Tümü

İzmir'e 'sarı' uyarı: Hızı 80 kilometreyi bulacak!

Meteoroloji, İzmir için sarı kodlu uyarı yayımladı. Kentte hava sıcaklığının 36 dereceye...

2 gün önce

İzmir iklim nötr kent olmayı hedefliyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı'nı (SECAP) güncelleyerek...

21 gün önce

Yaz Erkenden Geliyor: Baharda Sıcaklıklar Rekor Kıracak

Meteoroloji’nin üç aylık tahminlerine göre Türkiye genelinde bahar aylarında sıcaklıklar mevsim...

4 ay önce

İşte İzmir'in barajlarında güncel durum!

İzmir’in en büyük içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı geçen yıla göre iki...

5 ay önce

İzmir'de yağışlara 3 gün mola!

İzmir’de etkili sağanakla birlikte barajlar dolarken, kentte yaşam olumsuz etkilendi. Yağışların...

5 ay önce

Yalancı Bahara Aldanmayın: Sağanak ve Fırtına Kapıda

Yalancı bahar havası yurdu etkisi altına alırken Meteoroloji’den peş peşe uyarılar geldi. Ege’de...

5 ay önce

Yaren Leylek geldi

Balıkçı Adem Yılmaz ile hikayeleri filmlere konu olan Yaren leylek, bu yıl gecikmeli de olsa...

1 yıl önce

Balık Ölümleriyle Gündeme Gelmişti: İzmir Büyükşehir...

İzmir Körfezi'nde meydana gelen kirlilik ve balık ölümlerinin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim...

1 yıl önce

Tehlikeli atık içeren gemi İzmir'e geliyor: 5 bin...

Asbest ve tehlikeli atık barındıran Fransız bandıralı Raymond Croze gemisi sökümü için İzmir...

2 yıl önce

Ege'de 3.7 büyüklüğünde deprem!

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi, Ege Denizi'nde 3.7 büyüklüğünde bir...

2 yıl önce

Küresel ısınmada son 45 yılın zirvesi: Arjantin...

Antarktika'daki deniz buzu seviyesinde, küresel ısınma nedeniyle bu yıl "rekor seviyede" erime...

3 yıl önce

Tunus’ta orman yangınında 470 hektarlık alan küle döndü

Tunus’un Cezayir sınırındaki Maloulah 3 gündür devam eden orman yangınlarında 470 hektarlık alan...

3 yıl önce