Kılıçdaroğlu canlı yayında konuştu: Bu akşam ikimizi de tutuklayabilirler!
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Ekrem İmamoğlu'na yönelik söylediği, “Başka işlerle meşgul olursan pejmürde ederiz” sözlerine yanıt veren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Herşeyi yapabilirler, çünkü ortada hukuk, adalet yok. Bu akşam ikimizi de tutuklayabilirler" dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk’te katıldığı Teke Tek Özel programında gazeteci Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtladı.
Kılıçdaroğlu CHP’nin seçimlerde kazandığı Büyükşehir Belediyeleri için kayyum atanabileceği yönündeki iddialara ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu için söylediği “Başka işlerle meşgul olursan pejmürde ederiz” sözlerine yanıt verdi.
Kılıçdaroğlu, “Herşeyi yapabilirler, çünkü ortada hukuk, adalet yok. Bu akşam ikimizi de tutuklayabilirler. Yargıtay Başkanı diyor ki, ‘adalete güven yüzde 38’e indi’ diyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı ‘adalete güven kalmadı’ diyor. Bunlar şu anda koltukta olan kişiler. Savcılıktan temiz kağıdı almış, YSK seçime girebilirsin diyor. Sonra bunlara kayyum atanıyor. Anayasa’da o kadar açık ve net hükümler var ki. Anayasa 38. madde ‘suçluluğu sabit oluncaya kadar kimse suçlu olamaz’ diyor. Biz hukuk mücadelesini veriyoruz. Her alanda veriyoruz. Sıradan vatandaş belki bu mücadeleyi veremez ama tarihin bize yüklediği sorumluluğumuz var. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak gibi mücadelemiz var. Pejmurde adama ne söyleyeyim ben. Düne kadar Erdoğan’a söylediklerine bakın, bugün yaptıklarına bakın. Kişiliği olan insan söylediklerinin arkasında durur. Kişiliği olmayan bir insana ne söyleyebilirim ben. Düne kadar en ağır lafları ediyordunuz. Allah kimseyi bu duruma düşürsünüz. Hangi gerekçeyle alacaklar, alsınlar. Bulsunlar bir gerekçe. Ekrem İmamoğlu çok konuşuyor desinler alsınlar. Bizim hortumları kesti desinler alsınlar. Görevden alma gerekçelerin başında belediyenin kaynaklarının İstanbulluya, İzmirliye, Adanalıya, Mersin’e verilmesidir” dedi.
“KAYYUM İSTANBUL’DA 31 MART’TAN SONRA 2500 KİŞİYİ İŞE ALDI”
İBB’deki işten çıkarılanlarla ilgili de açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, “İstanbul örneğini alayım. Ekrem Bey’in seçimi kazandıktan sonra mazbatayı aldığında atadığı kişi sayısı 4 veya 5 kişi. Sonra kayyum geliyor. Yanlış hatırlamıyorsam 2 bin 500 kişi alınıyor o arada. Ekrem Bey, bunların işine son veriyor. Ekrem Bey ‘Gelin başvurun, bizim aradığımız niteliklere sahipseniz sınav yaparız sizi alırız’ diyor. O arada siz 2 bin 500 kişi alıyorsunuz.
Genel Sekreter, Ekrem Bey’e brifing veriyor bir de ayrılırken rakam veriyor, arada 2 bin 500 fark var. Diğer belediyelerde benzer şeyler var. Aşırı politize olmaları, sosyal medyada belediye başkanlarımıza hakaret var. Göreve iade ettiklerimiz var. Yanlış hatırlamıyorsam Adana’da bir şehit yakını vardı. Sosyal medyada hakaret etmişti ama ‘Alın şehit yakınıdır’ dedik. İşine son verilenler dediğim gibi. Haksız bir şekilde işine son verilmişse biz ona müdahale ediyoruz.
Geçmişten gelen personelin tedirgin olmasına gerek yok! Liyakatı olanlar varsa geri alınabilir. Haksızlığa uğrayan kişiler var, oraya milletvekillerinden oluşan heyet var. Onlara gidip bakın dedik. Kişinin A partisinden B partisinden olmasının önemi yok, sonuçta evine ekmek götürüyor çünkü” açıklamasında bulundu.
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
Bu seçimi bundan sonraki başarılarımızın önemli bir adımı olarak görüyorum. Türkiye iç politikada, dış politidaka çok sıkışmış vaziyette. Savrulan bir Türkiye var. AK Partililer de, MHP’liler de, işçisi, memuru, emeklisi bunun farkında. Herkesin dönüp dikkatle izlediği birisi olması lazım. Biz bu konularda samimi olarak her şeyimizi bir şekilde ifade ettik. Önümüzde bir yerel seçimler vardı. Bizim için önemliydi. Sadece Türkiye değil büyük kentler de iyi yönetilmiyordu. Halk iyi yönetime susamıştı. Çok iyi adaylar çıkardık. Yerel yönetimlerde deneyim kazanmış, başarı elde etmiş birisini büyükşehir belediye başkanı adayı gösterdik. Eskiden bazen popüler isimleri bulur, seçimlere katılırdık. Bunun fazla bir şey kattığı yoktu bize. Onlar belediye başkanı olduğu zaman 5 yıllık süreci öğrenmemek, adapte olmak, mevzuatı bilmekle geçiyordu. Şimdi bunu aşmış olduk.
“BURSA’YI ALABİLİRDİK”
Burada yanıldığım, üzüldüğüm bir yer var o da Bursa. Bursa’yı alabilirdik, az bir puanla kaybettik. Bu bizim kabahatimiz. Biz orayı iyi yönetemedik. Bunu da rahatlıkla söylüyorum. Adayımız doğruydu ama biz orayı iyi yönetemedik. Sorun vardı. Dolayısıyla alabilirdik Bursa’yı, İstanbul’dan çok daha rahat alabilirdik, olmadı. Ama onun dışındaki illeri aldık. İstanbul’u vermek istemediler, doğrudur. YSK tarafından yasadışı karar verildi.
“ULAŞILMAYAN HER YERE ULAŞTIM”
Güneydoğulu vatandaşların kahvelerini ziyaret ettim. Gördüğüm tablo, medyaya yansıyan mektupların gelmesi, kardeşinin televizyona çıkması hiç etkilemedi. Devleti yöneten insanlar nasıl olur da terör örgütü başkanlığı ya da liderliği yapan bir kişiden nasıl olur da CHP’ye karşı medet umar hale gelirler? Ben gerçekten de bu ülkenin demokrasiden yana olan taleplerini gördüm. Eruhluların toplantısı vardı. Oturduk, konuştuk, ne yapacaklarımızı anlattık. Şunu gördüm, ben İstanbul’da miting yapmadım. Ama şunu yaptım; ulaşılmayan her yere ulaştım. CHP’lilere gitmedim, onlarla yan yana gelmemizin zaman kaybı olduğunu biliyordum. Her kesimle küçük küçük toplantılar yaptım. Toplantıya katılan kanaat önderlerinin arzu ettiği soruları sormasını istedim. CHP Genel Başkanı’ndan öğrenmek istediğiniz, eleştirdiğiniz konuları bana rahatlıkla anlatın dedim. Bu toplantıların her birisi birer mitingden daha değerliydi. Örgütlere ‘Beni CHP’lilerle yan yana getirmeyin, CHP’ye oy vermemiş kanaat önderleriyle yan yana getirin’ dedim.
KÜRT SORUNU AÇIKLAMASI
Kürt vatandaşlarımız ‘Kürt sorununu neden çözmüyorsunuz’ diyordu. Dindar vatandaşlarımızın da eleştirileri vardı. Sayın İmamoğlu’nun türbeleri ziyaret etmesi hepimizin yaşamında olan şeyler. Ekrem Bey, Beylikdüzü’nde belediye başkanlığı yaparken de aynı şeyleri yapıyordu. Kendisi Yasin’i gayet güzel de okudu. Kur’an okumasını biliyordu. CHP’ye yönelik algıları büyük ölçüde kırdık. Aramızda samimi bir bağ oluşturdu. Daha önce Erdoğan’ın ‘CHP buralara giremez’ dediği bütün alanlara girdik.
Ekrem Bey’in etrafında televizyonlar olduğu için AK Parti’lilerin tepkilerini yansıtıyordu. Ben televizyonlardan uzaktım. Benim o insanlarla oturup birebir konuşmam lazımdı. O toplantılardan bazılarını AK Parti’nin ilçe yönetimde görev alan hala ilçe yönetiminde olan kişileri de davet ettim. Topluman Erdoğan’ın hiç tahammül edemediği kesimlerine ulaştık. Medyanın önünde söylemedim ama onlarla konuştuğum her şeyin bugün de arkasındayım.
İMAMOĞLU’NUN ADAYLIK SÜRECİ
Ekrem Bey’i ilçe başkanıyken tanıdım. Gerek ilçe başkanlığı gerek belediye başkanlığında başarılıydı. Bulunduğu bölgede uyuşturucuların bir anlamda istilasına uğramıştı. Orayı kültür merkezine dönüştürmesi, gecekondu semtlerine büyük hizmetler götürmesi, okullar yapması. Açılışlara gidiyordum halkın kendisine gösterdiği sempatiyi görüyordum.
Sayın Topbaş görevinden alınınca Ekrem Bey’i aday olarak gösterdik. Ekrem Bey samimi bir insan. Düşünmediğini söylemez, proje diyorlardı, kendisi de söyledi zaten, ben Cumhuriyet projesiyim diyordu.
HDP İLE PKK İLİŞKİSİ
İster kurum, ister parti, ister şahıs olsun. Teröre karşı ortak mücadele, ortak duruş sergilemek durumundayız. Bu ülke terörden çok çekti. Bu duruşu hepimizin sergilemesi lazım. HDP’nin PKK ile arasına mesafe koyması lazım. Terörü besleyecek siyaseten kaçınmamız lazım. Bu bizim tarihsel sorumluluğuz.
YENİ SİSTEM ELEŞTİRİSİ
İsmi ne olursa olsun, her siyasal partiden eşit sayıda milletvekilinin katılacağı komisyonu örnek verdik. Meclis’teki komisyon Meclis dışındaki komisyonla işbirliğinde olacak. Bütün partilerin eşit sayıda ortak görüşüyle olacak. Bu konuya yıllarını vermiş araştırmacılar, yazarlar oturacak, konuşacaklar. Bizim görüşümüz bu. Bu görüşü sayın Erdoğan’a götürdüm. O zaman da olmadı, ‘Hayır siz bunu bilmezsiniz, bunu biz çözceğiz’ oldu.
Haftanın ya da ayın atmosferine göre bu değişebiliyor. Bu şartlar içinde, ağır koşullar, sorunlar yaşayan Türkiye, iç politika, dış politika, eğitim, ekonomide sorun yaşayan bir Türkiye’nin sorunlarını çözecek insanların biraraya gelip konuşmaları gerekiyor. Bizim devletin geleneğinde diyorum, şu anda bizim devlet yok, şu anda saray devleti var. Devletin önemli kurumlarının tepe yöneticileri gelir ana muhalefet partisi genel başkanlarına bilgi verirdi, bu bilgilerden bazıları ana muhalefet başkanında kalırdı. Türkiye’nin gerçeklerinden kopuk bir siyasi anlayışın olması lazım. Ben sayın Akar’a da söyledim. Şu anda Türkiye’de iki devlet var, bir saray devleti bir Türkiye devleti. YÖK Başkanı bir burada var, bir de sarayda var. Maliye Bakanı bir burada var, bir sarayda var.
Bakan dediğiniz eski müsteşarlar bunlar. Bunlara sekreter desinler, niye bakan demiyorlar. Çıkalım sokağa bir AK Partili kardeşimizi bulalım, ‘bana beş tane bakan ismi say’ diyelim sayamaz, ‘iki tane say’ desin vallahi onu da sayamaz. Böyle devlet yönetilmez. Bu bakanların hiçbirisi Meclis’e gelmiyor. Şimdi kanun geliyor. Kanunu AK Parti’den iki-üç milletvekili veriyor. Komisyonda soru soruluyor, teklifi veren milletvekili teklifte ne olduğunu bilmiyor, çünkü teklif sarayda hazırlanmış.
Hayır. Sadece bütçe görüşmelerine geldiler. Sonra bir de kalkınma planı için. Bakanların orada bir işi yok ki. Komisyonlara gelir, genel kurula gelemez. Şu anda devlet yönetilmiyor. Fatih Bey, düşündüğünüzden çok daha derin sorunlarla Türkiye karşı karşıya. Şube müdürü bile atanacaksa, beyefendiye sormak lazım. Sorunun çözümü Meclis’tir.
Ben de atandım bir dönem. Ama Başbakanlarla oturur konuşurdum. Ben daire başkanı iken müsteşarların önünde Başbakan’la, Bakanla tartışırdım. Müsteşar da bilirdi ki, bu konuyu en iyi bu biliyor. Biz artısını ve eksisini siyasi organa aktarmak zorundayız.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Bakan Gürlek: Yasa dışı bahisin kökü kazınacak!
Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, ilk kez canlı yayında gündeme dair açıklamalarda bulundu....
Kurultay İptal Olursa CHP'nin Planı Ne? Özel Canlı...
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, katıldığı canlı yayında gündeme dair açıklamalarda bulunuyor.
Mehmet Ali Erbil ve Gülseren Ceylan ayrılığı uzun...
Mehmet Ali Erbil ve Gülseren Ceylan'ın ayrılığı uzun sürmedi. Araya Serdar Ortaç'ın girdiği ve...
Gündem Haberleri
TümüManisa Valiliği'nden yaralı öğrenciler ve gözaltı açıklaması
Manisa Valiliği, Turgutlu ilçesinde lise yakınında öğrencilerin okula gittiği sokakta H.O.’nun...
Şanlıurfa 5.4 İle Sallandı, Şiddetli Deprem Tüm Bölgede...
AFAD, saat 10.40'da merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan 5,4 büyüklüğünde deprem...
Menderes Belediyesi operasyonunda gözaltına alınan...
Menderes Belediyesi'ne yapılan yolsuzluk operasyonunda Belediye Başkanı İlkay Çiçek...
Murat Bakan Manisa'da: Olayı duyar duymaz heyet oluşturduk
YENİ Parti heyeti, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi...
Naci Görür Kritik Fay Hattı İçin Konuştu: Deprem Adana'ya...
Adana’nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremin ardından yer bilimci...
Eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Burhan Özfatura...
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eski başkanlarından Dr. Burhan Özfatura, geçirdiği ani kalp...
Usulsüz Vatandaşlık Çetesine İkinci Dalga Darbe: 72...
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sahte gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk...
Savcı Odasında Poz Verip 'Asla Kaybetmem' Demişti: Avukat...
Yargısal süreçlere menfaat karşılığında müdahale edildiği iddiasıyla gözaltına alınan 2'si...
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan...
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura'nın Kalbi Durdu! Hayati Tehlikesi Var
Başkan Ünsal: Mesele benim fotoğraflarımın kaldırılması...
Büyükşehir Belediyesi ile Karşıyaka Belediyesi arasında billboard krizi patlak verdi; Büyükşehir...
Naci Görür’den Ege ve Marmara İçin Uyarı: 'Kuzey Anadolu...
Yunanistan'ın Eğriboz Adası'nda meydana gelen 4.4 büyüklüğündeki depremi değerlendiren yer...
İzmir İl Emniyet Müdürü değişti
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün merkez ve taşra teşkilatlarında 69 görev değişikliği yapıldı. 39...