CHP’li Bakan’dan ‘Suriyeliler’ açıklaması: Kendi ülkelerinin ekonomisine, ticaretine ve üretimine katkı versinler!
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönmeleriyle ilgili konusundaki “Muhalefet veya ırkçı çevreler ne derse desin; ekonomimize, ticaretimize, üretimimize ve 13 yıllık insani politikamıza zarar verecek yaklaşımlar içinde olmayacağız. Gönüllü olarak yurtlarına dönmek isteyen Suriyeli kardeşlerimize her türlü kolaylığı sağlayacağız. "
“Türkiye, madem Suriye’nin yeniden inşasında rol üstlenecek, sığınmacıların ülkelerine dönmesi noktasında da aynı tutumu göstermeli” diyen CHP’li Bakan, iktidarın hızla sığınmacıların geri dönüş süreçlerini hızlandırmak için kapsamlı, teşvik edici ve zorlayıcı politikaların uygulanması gerektiğini, kararlı ve sınırları belli bir uygulama olmazsa kimsenin ülkesine dönmeyeceğini söyledi.
Bakan, “Suriyelilerin, Türkiye’nin demografik ve sosyal yapısını olumsuz yönde etkilediğini ve çok yüksek bir ekonomik maliyeti olduğunu cesurca ifade etmek gerekiyor. Bunu bu şekilde söylemek ve Suriyeli sığınmacıların bir taraftan teşvik diğer taraftan zorlayıcı tedbirler ile ülkelerine dönmelerini talep etmek ırkçılık değildir. Türkiye fazlasıyla kaynak ayırdı, fazlasıyla misafirperverlik gösterdi. Herkes kendi vatanında var olsun, vatanlarının inşasında görev alsınlar. Kendi ülkelerinin ekonomisine, ticaretine ve üretimine katkı versinler ve kendi ülkelerinde mutlu yaşasınlar” dedi.
CHP’li Murat Bakan’ın açıklaması şu şekilde:
Türkiye, madem Suriye’nin yeniden inşasında rol üstlenecek…
“Biz hiçbir zaman ‘3 milyon kişiyi otobüslere, trenlere doldurup ülkelerine gönderin’ demedik. Bu insanlar yıllardır ülkemizdeler, burada ev kurdular, yuva kurdular, iş kurdular. Ancak Esat’ın zulmünden kaçıp gelmişlerdi, Esat gitti, artık ülkelerine dönmeliler. Türkiye, madem Suriye’nin yeniden inşasında rol üstlenecek, kendi ülkesindeki sığınmacıların ülkelerine dönmesi noktasında da aynı tutumu göstermeli; bu insanların makul bir sürede evlerini taşıyabilecekleri, işlerini tasfiye edebilecekleri ve ülkelerine dönebilecekleri bir süreci başlatmalı. Suriye’de Esad rejiminin düşmesi, sığınmacıların büyük bir yük ve demografik risk olarak görüldüğü birçok ülkede hızlı aksiyonların alınmasına yol açtı. Almanya, Belçika, Birleşik Krallık, Fransa, Yunanistan, Hollanda, İtalya, Norveç, İsviçre, Finlandiya, İsveç, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti ve Danimarka gibi ülkeler, Suriyelilere yönelik sığınma başvurularını askıya aldıklarını açıkladı. Ayrıca, pek çok ülke sığınmacıların geri dönüşlerini hızlandırmak için alacakları tedbirleri kamuoyuyla paylaştı, bunun ötesinde Almanya ve Birleşik Krallık, göçmen kaçakçılığını engellemek amacıyla ortak bir eylem planı üzerinde anlaştı. Buna karşın, Cumhurbaşkanı, dönüşleri hızlandıracak politikalar ya da zorlayıcı tedbirler açıklamak yerine, ‘Burada kalmak isteyenlerin başımızın üstünde yeri var’ gibi ifadeler kullanıyor. Bu tür açıklamalar, bırakın mevcut sığınmacıların geri dönüşlerini, onların Türkiye’de kalışlarını pekiştirir ve hatta yeni sığınmacıların gelmesini teşvik eder. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in 19 Aralık’taki, ‘Suriye’ye dönüşler henüz arzu edilen seviyede değil’ açıklaması da bu durumu teyit ediyor.
Kapsamlı, teşvik edici ve zorlayıcı politikalar uygulanmalı
İktidarın hızla sığınmacıların geri dönüş süreçlerini hızlandırmak için kapsamlı, teşvik edici ve zorlayıcı politikalar uygulaması gerekiyor. ‘Cebine bin euro koyup gönderelim’ yaklaşımı da ‘trafik cezasını ödemedin’ diye gitmek isteyenlerin çıkışlarına izin verilmemesi uygulaması da yanlış. Bir takvim belirleyip, geri dönüşü teşvik edecek seçenekler sunmalısınız. Burada iş kuranlara ayrı, çalışanlara ayrı süre verebilir. Türkiye’de doğanlara vize kolaylığı gibi bazı imkanlar tanınabilir. Bir takvim ortaya koyulmalı. Örneğin; bir yıl sonra çalışma izinleriniz ya da muafiyetleriniz iptal edilecek gibi bir zaman sınırlaması ortaya koyulmalı ki insanlar ülkelerine gidip yaşam koşullarının oluşup oluşmadığına baksın, dönsün bura kurduğu yaşamı planlayıp ailesi alıp ülkesine dönsün. Aynı zamanda geri dönüşü sağlayacak zorlayıcı tedbirler de alınmalı. Örneğin; ülkesine dönmeyen Suriyelilerin Türkiye’deki sağlık, sosyal güvenlik gibi birtakım hizmetlerden yararlanmaları noktasında kısıtlayıcı ve zorlayıcı tedbirler uygulanabilir. Kararlı ve sınırları belli bir uygulama ortaya koymazsanız, kimse ülkesine dönmez ve sığınmacı krizi hem maddi hem manevi olarak topluma yük olmaya devam eder. Bu sürecin başlatılmamasının ve iktidarın hala bir şekilde Suriyeli sığınmacıların burada kalmalarına yönelik verdiği desteğin bir yorumunun da; bir yandan onları AB’den para koparmak için araçsallaştırdığı, diğer yandan da gerektiğinde Batı’ya karşı ‘kapıları açarız tehdidini’ elinde tuttuğu olduğunu söylemek gerekiyor.
Kendi ülkelerinin ekonomisine, ticaretine ve üretimine katkı versinler
Cumhurbaşkanı’nın Suriyeli sığınmacıların ülkemize ekonomik, sosyal ve kültürel olarak zenginlik kattığı yönündeki görüşüne katılmak da maalesef mümkün değil. Sosyal ve kültürel olarak zaten entegre değiller, kendi gettolarında yaşıyorlar. Ekonomik olarak ise neredeyse tamamı kayıt dışı çalışıyor. İLO, TİSK, TEPAV gibi birçok farklı STK ve sendikanın Suriyelilerin Türk iş gücü piyasasındaki yeriyle ile yaptığı araştırmaların vardığı ortak sonuç; Suriyelilerin oluşturduğu iş gücünün, eğitimi ve mesleki uzmanlığı düşük seviyedeki kişiler ve genelde gençlerden oluşan bir kitle olduğu, genel olarak düşük vasıflı sayılan beden gücüne dayalı işlerde çalıştıkları ve yaklaşık sadece yüzde 3’ünün kayıtlı olarak çalıştığı, yani yüzde 97’sinin kayıt dışı çalıştığı yönünde. Suriyeli sığınmacıların ülkemize ekonomik ya da sosyo-kültürel olarak katkıları olduğunu söylemek gerçekçi değil. Suriyelilerin, Türkiye’nin demografik ve sosyal yapısını olumsuz yönde etkilediğini ve çok yüksek bir ekonomik maliyeti olduğunu cesurca ifade etmek gerekiyor. Bunu bu şekilde söylemek ve Suriyeli sığınmacıların bir taraftan teşvik diğer taraftan zorlayıcı tedbirler ile ülkelerine dönmelerini talep etmek ırkçılık değildir. Türkiye fazlasıyla kaynak ayırdı, fazlasıyla misafirperverlik gösterdi. Herkes kendi vatanında var olsun, vatanlarının inşasında görev alsınlar. Kendi ülkelerinin ekonomisine, ticaretine ve üretimine katkı versinler ve kendi ülkelerinde mutlu yaşasınlar.”
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Alaçatı Ot Festivali, Çeșme ekonomisine yine can suyu...
İlk kez “uluslararası” ünvanıyla gerçekleştirilecek ve bu yıl ilk kez 6 gün sürecek olan...
CHP'li Taşkın'dan 'mutlak butlan' tepkisi: 'Kırk...
CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın "mutlak butlan" kararına sert tepki gösterdi. Bu kararın...
Fuarlar İzmir ekonomisine güç katıyor
İZFAŞ tarafından Fuar İzmir ve Kültürpark’ta düzenlenen ulusal ve uluslararası fuarlar;...
Politika Haberleri
TümüCHP'de Deneyimli Belediye Başkanları Sahaya İniyor
Cumhuriyet Halk Partisi İzmir örgütü, partiye emek vermiş deneyimli isimlerin katılımıyla gücüne...
Gümrükçü 'den Doğuş Bayır İçin Çağrı
CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, ev hapsi adli kontrol tedbiri uygulanan İzmir Büyükşehir ve...
Yeni Parti İzmir'de bir başkan daha aday olmayacak
Seferihisar İlçe Başkanı Rahmi Tezel Çınar'da aday olmayacağı açıkladı.
Özgür Özel'den Cumartesi günü İzmir ziyareti
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel İzmir'e Cumartesi günü bir ziyaret gerçekleştirecek.
Kökkılınç: "Sığınmaevi Kapasiteleri Yetersizdir"
CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Av. Nilay Kökkılınç, İzmir’e Valilik tarafından...
Yeni Parti İzmir'de hafta sonu ön seçim heyecanı
Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti'de kongre heyecanı başladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek Duyurdu: İki Faili Meçhul...
Adalet Bakanı Gürlek 2 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını duyurdu. Gürlek, İstanbul...
CHP'de disiplin işlemleri durduruldu: İzmir'de isimler de...
CHP'nin Yüksek Disiplin Kurulu bugünkü toplantısında alınan kararla, YENİ Parti'ye geçen ya da...
Seçim yılını Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: '2028'de...
AKP Adana İl Teşkilatı'nda konuşan Akın Gürlek "2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar...
Bahçeli’den Dikkat Çeken Mesaj: ‘İş Dünyasının Etik...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahilik Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda Ahilik...
Başkan Güç'ten Erken Seçim Çağrısı
YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Adliyesi önünde STK’lar tarafından...
Gümrükçü'den Siyasi Etik Kanunu çağrısı
Son dönemde artan partiler arası transferleri ve milli iradeyi hiçe sayan siyasi hamleleri sert...