BIST 100 11.116,99 %0,92 Altın 6.386,12 ₺/gr %0,02 Bitcoin $80.163 %0,22 Dolar 49,77 ₺ %0,08 Euro 55,87 ₺ %0,14 Sterlin 66,68 ₺ %0,14 Gümüş 86,17 ₺/gr %0,02 Ethereum $2.329,20 %0,37 İsviçre Frangı 60,41 ₺ %0,01 Kanada Doları 35,48 ₺ %0,20 Avustralya Doları 35,03 ₺ %0,01 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 13,26 ₺ %0,11 BAE Dirhemi 13,56 ₺ %0,00 Rus Rublesi 0,62 ₺ %1,26 Çin Yuanı 7,46 ₺ %0,00
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Politika Kılıçdaroğlu: Adaylık açıklaması değil, bu bir manifesto

Kılıçdaroğlu: Adaylık açıklaması değil, bu bir manifesto

Partisinin grup toplantısında yaptığı "Ya bana katılın, ya yolumdan çekilin" çıkışıyla cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan ettiği yorumları yapılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Hayır bu bir adaylık açıklaması değil, bu bir manifesto." dedi.

0Yorumlar
Kılıçdaroğlu: Adaylık açıklaması değil, bu bir manifesto

Sözcü gazetesinden Ruhat Mengi'nin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu'nun verdiği yanıtlardan bazıları şöyle:

Gezi Davası kararları toplumda büyük tepki yarattı. Karardan sonra Berlin Büyükelçimiz Alman Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı, biz karşılık olarak Alman Büyükelçisi'ni çağırıp cevap verdik, yani olay kapanmıyor. Sizce Gezi protestoları üzerinde neden bu kadar duruldu ve katillere verilmeyen cezalar Osman Kavala ve diğer sanıklara verildi? 

Birincisi şu; insan hakları ihlalleri artık bir ülkenin değil bütün dünyanın ortak sorunudur. Dolayısıyla bunu bir ülkenin kendi sınırları içine hapsetmek ve dünyanın görmesini engellemek artık mümkün değil. Siz insana da, doğaya da, çevreye de saygı duymak zorundasınız ve hakkını teslim etmek zorundasınız. Erdoğan'ın Gezi olayları dolayısıyla intikamcı bir tavır takınmasının temeli Gezi'de gençlerin gösterdiği tepkiye karşı diz çökmesidir.

Erdoğan, yaptığı haksızlığı biliyordu, Gezi Parkı'ndaki ağaçların kesilmesine karşı, adaletsizliğe karşı toplumda biriken öfkenin dışa yansımasıydı bu bir anlamda, dolayısıyla Gezi eylemleri sadece Türkiye'deki gençlerin değil bütün dünyanın takdirini topladı, insanların doğaya olan bağlılıklarını ortaya koydu ve Gezi eylemlerinde siyaseten sadece bir grup insan yoktu.

Ak Partili de vardı, MHP'liler de vardı, CHP'liler de vardı, yaşlılar da, gençler de vardı, iftar sofraları kuranlar, namaz kılanlar da vardı, yani toplumun ortak tepkisi orada dile geldi. Erdoğan bu eylemin kendisine geri adım attırmasını bir türlü hazmedemedi ve bir şekliyle onlardan intikam almak istedi. Gezi olayları dolayısıyla kurulan mahkemenin Almanya'daki Nazi mahkemelerinden bir farkı yok, orada da insanlar nasıl mahkum edildiyse benzer olaylar burada da oldu. Siz herhangi bir davada yargılanıyorsunuz, beraat ediyorsunuz, aradan bir süre geçiyor beraat ettiğiniz davadan yeni mahkeme geliyor, Saray'dan aldığı talimatla müebbet hapse mahkum ediyor. Bu insanlar kendilerini hiçbir zaman suçlu görmediler, çünkü bu insanlar hiçbir zaman bireysel çıkar peşinde koşmadılar, tek arzuları demokrasiydi, güzel bir Türkiye'de, özgürlükçü bir Türkiye'de yaşamaktı, buydu talepleri. Hatta dava görülüyor diye yurt dışından geldiler, siz bunları aldınız mahkum ettiniz. Dolayısıyla bu haksızlığı sokaktaki sade vatandaş da biliyor, dünyada vicdanı olan herkes de biliyor.  Mısır'da darbe yapıldığı zaman Erdoğan karşı çıktı değil mi işine gelince başka bir ülkede olan darbeye karşı çıkıyorsunuz ki karşı çıkabilirsiniz, bu hakkınız.

“Ya bana katılın, ya yolumdan çekilin” sözünüz hâlâ tartışılıyor. Özellikle iktidar medyası sürekli olarak “net bir şekilde adaylık açıklaması yaptı” diyor. Siz “eğer ittifak beni cumhurbaşkanı adayı gösterirse kabul ederim” sözünü ilk olarak bana verdiğiniz röportajda söylemiştiniz. Şimdi soruyorum, yukarıdaki sözünüzle gerçekten adaylığı mı kastettiniz?

Bu çok kısa, içi dolu dolu bir manifesto. Bu manifestonun tarihsel değeri var, aynı zamanda Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu da gösteriyor ve bu manifesto aynı zamanda sağduyulu bütün insanların hangi partiden olursa olsun göreve davet edilmesi manifestosudur. Bütün vatandaşlarımızın bana katılmalarını istiyorum çünkü bana katıldıkları zaman şunu söylüyorum; onlara daha güzel, herkesin iş güç sahibi olduğu, daha uygar, itibarı olan, demokrasisi gelişmiş bir Türkiye, 5'li çetelere çalışan değil kendi halkına hizmet eden bir iktidar vaat ediyoruz. Bana katılmayacaksanız yolumuzdan çekilin çünkü biz iktidara yürüyoruz.

Yani bu öyle net bir adaylık açıklaması falan değil.

Hayır bu bir adaylık açıklaması değil, bu bir manifesto.

Ama cumhurbaşkanı adaylığı konusunda da kesin kararlısınız.

Gerçekten büyük bir samimiyetle söylüyorum, kararı 6'lı masa olarak beraber alacağız, bir kişinin çıkıp “ben adayım” demesi asla doğru değil. Son yayınladığımız bildiride cumhurbaşkanı adayının niteliklerini saydık, bu niteliklere sahip olan birini seçeceğiz. 6 liderin tarihsel bir sorumluluğu var, hiçbirimiz kendi partimizin gözüyle olaylara bakmıyoruz, hepimiz ortak olarak Türkiye'nin geleceğini düşünüyoruz.

Diyelim ki 6 kişi cumhurbaşkanı adayı konusunda anlaşamadı. O zaman ne olacak?

Anlaşacağız, mutlaka anlaşacağız.

Elektriği kesilen aileye gittiğinizde “O evin elektriği aslında kesik değildi” polemiği başlatıldı, bunu görünce ne düşündünüz?

Elektriği kesilen evlere gittim, doğru. “Hayır bu ailenin elektriği hiç kesilmedi” diyebiliyorlar mı, demiyorlar. O ailenin çocukları da var ve gittiğimizde elektrikleri kesikti. Sonradan tabii, ben gittim ya, hemen elektrik faturaları ödeniyor, elektrikleri açılıyor. Bilsem ki faturaları ödeyeceksiniz hepsinin evine tek tek ziyarete gideceğim. Bu sene elektriği kesilen abonelerin sayısı geçen yılkinden 30 bin daha fazla. Bu bir insan hakkıdır, insanlıktan çıkan bir yönetim insan hakkını anlayamaz. İnsanlıktan çıkmışlar bunlar. Evdeki küçük çocuk karanlıkta nasıl duracak, kışın nasıl duracak, gittiğim bazı evlerde sadece elektrik değil doğalgaz da kesikti. Gittiğim evlerden birinde 3 çocuk annesi diyor ki “Çalışsam asgari ücret alacağım, çocuklarımı bırakacağım kreşe yetmeyecek.” Biz o ailenin iş ve kreş sorununu çözdük ama böyle milyonlar var. Sosyal devlet dediğimiz devletin bu ailelere bakması, karanlıkta bırakmaması lazımdı.

Yazının tamamını okumak için tıklayın. 



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Politika Haberleri

Tümü

Yeni Parti İzmir İl Kongresi: Çağatay Güç yeniden başkan...

Yeni Parti İzmir 1. Olağan İl Kongresi'nde tek aday olarak seçime giren Kurucu İl Başkanı...

4 saat önce

Başkan Yıldız'dan Atatürk portresi açıklaması: Haberleri...

CHP’den istifa ederek AK Parti'ye katılan Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın makam...

10 saat önce

Yeni Parti İzmir İl Kongresi: Güç'ün yönetim listesi...

Yeni Parti İzmir İl Örgütü 1. Olağan İl Kongresi’ni düzenliyor.  

10 saat önce

Özgür Özel’den Manisa’da Dikkat Çeken Mesaj: 'YENİ Parti...

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin milletin talimatıyla kurulduğunu belirterek,...

10 saat önce

Başkan Eşki'den sendikalara eleştiri: Tavırları tarihe...

Yeni Parti İzmir İl Kongresi'nde dikkat çeken konuşmalardan birini Bornova Belediye Başkanı Ömer...

12 saat önce

Başkan Tugay başkanvekilliği görevini o isme verdi

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişi sonrasında meclisin yeni...

12 saat önce

Çağatay Güç: AKP'li siyasetçiler sadece kendi çıkarını...

Yeni Parti İzmir'de olağan il kongresi düzenleniyor.  

13 saat önce

Yeni Parti İzmir'de il kongresi heyecanı

Yeni Parti İzmir İl Örgütü’nde kongre heyecanı yaşanıyor.

17 saat önce

Yeni Parti'de kurultay hazırlığı

Yeni Parti'de Parti Meclisi, 28 Ekim Çarşamba günü 1'inci Olağan Kurultay'ın tarihini belirlemek...

18 saat önce

Hamza Dağ’dan Başkan Yıldız’a Hayırlı Olsun Ziyareti

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Hamza Dağ, Çiğli Belediye Başkanı Onur...

2 gün önce

Özgür Özel İzmir'e geliyor

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel İzmir’de basın özgürlüğü yürüyüşüne katılacak.

2 gün önce

Gümrükçü: Sahada Çalışmaya Halkın Sesi Olmaya Kararlıyız

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, İzmir’in 30 ilçesini kapsayan saha...

2 gün önce