BIST 100 11.479,87 %1,29 Altın 6.529,61 ₺/gr %1,01 Bitcoin $75.912 %0,56 Dolar 50,07 ₺ %0,00 Euro 55,96 ₺ %0,00 Sterlin 67,20 ₺ %0,00 Gümüş 83,77 ₺/gr %0,05 Ethereum $2.234,05 %1,35 İsviçre Frangı 61,15 ₺ %0,20 Kanada Doları 35,59 ₺ %0,39 Avustralya Doları 34,58 ₺ %0,37 Suudi Riyali 13,37 ₺ %0,22 BAE Dirhemi 13,66 ₺ %0,23 Rus Rublesi 0,62 ₺ %0,29 Çin Yuanı 7,52 ₺ %0,14
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Politika Soyer, cezaevi günlüğünde yazdı: Yüzde 15'im öldü!

Soyer, cezaevi günlüğünde yazdı: Yüzde 15'im öldü!

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, sosyal medya hesabından cezaevinden yazdığı “Hapishanede Hayata ve Ölüme Dair” başlıklı paylaşımında dikkat eken ifadelere yer verdi. Soyer, “Hapiste kiminin %10’u kiminin %60’ı ölüyor. Bana sorarsanız benim %15’im öldü sanıyorum” dedi.

0Yorumlar
Soyer, cezaevi günlüğünde yazdı: Yüzde 15'im öldü!

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin şirketlerine yönelik operasyonda 'yolsuzluk' ve 'ihaleye fesat karıştırma' suçlamaları ile tutuklanan önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer sosyal medya hesaplarından bir paylaşım yaptı.

Soyer, “Hapishanede Hayata ve Ölüme dair” başlıklı yazısında dikkat çeken ifadelere yer verdi.

Soyer'in cezaevi günlüğünde kaleme aldıklarının tamamı ise şöyle: 

"Hapishanede Hayata ve Ölüme dair

Sevgili Murat Çalık Başkanımıza yapılanları mutlaka izliyorsunuzdur. Yaşananlar, hepimize “bu kadar da olmaz” dedirtiyor. 21 kg vermiş, hastane verileri kanserin nüksettiğini ya da nüksetme işaretleri verdiğini söylüyor. Buna rağmen, şehirler arasında, hastaneler arasında dolaştırılıyor, birbiriyle çelişen raporlar ortaya atılıyor. Murat Başkan acı çekiyor, ailesi acı çekiyor ve bir türlü tutukluluk halinin kaldırılmasına karar verilemiyor.

BU EZİYET NEDEN?

Murat Başkan henüz bir suçtan mahkum olmuş değil, sadece tutuklu. Yani bu eziyet “tutukluluk halinin kaldırılmasına, tutuksuz yargılanmasına” denilerek bir kararla bitirilebilecekken bu yapılmıyor. Ne için bu bedel ödetiliyor, henüz suçu bile kesinleşmemiş bir insanın sağlığıyla hayatıyla neden kumar oynanıyor anlaşılmıyor. Maalesef devlet hepimizin gözleri önünde vicdanını kaybediyor. Tarih vicdanını kaybetmiş devletlerin ne büyük acılar yaşadığının, yaşattığının örnekleri ile doludur. Bin yıllık devletimizin, yüz yıllık Cumhuriyet’imizin bu tabloyu görmesi, anlaması ve akıl almaz süreci derhal durdurmasını bekliyoruz.

Hapishane hapiste olanı zaten öldürüyor. Murat Çalık Başkanımız gibi sadece bedenen yaşanan eziyeti kastetmiyorum. Hapishane herkesi bir parça öldürüyor.

Diğer cezaevlerini bilmiyorum ama benim kaldığım F tipinde hücreniz dışında, infaz koruma memurları, ziyarete gelen avukatlar ve milletvekilleri ile avludan görünen bir avuç gökyüzü dışında, kimseyi, hiçbir şeyi görmüyor, duymuyorsunuz. Hayatla kurduğunuz bağ sadece bu saydıklarımla sınırlı. Yani ağaçlar, çiçekler, kuşlar, köpekler, deniz, onun sesi, şehrin ışıkları, sesleri, dostlar, dost sohbetleri vb. hiçbir şey yok. Yani hayatınızda eksilenler ve mahrum kaldıklarınız nedeniyle adeta bir bölümünüz yok oluyor.

Sevdikleriniz, sanki gökyüzüne yükselmişsiniz gibi, göremeseler de varlığınızı hissediyor, bir gün tekrar hayata döneceğiniz günü bekliyor. :))  Siz de adeta yukardan olup biteni izliyorsunuz.

YÜZDE 15'İM ÖLDÜ SANIYORUM

Hapiste kiminin %10’u kiminin %60’ı ölüyor. Bana sorarsanız benim %15’im öldü sanıyorum. Ama şimdi bu alegorinin iyi tarafına geliyorum.

Sanıyorum ünlü fizikçi Lavoisier idi; “Hiçbir şey vardan yok, yoktan var olmaz” diyordu. Benim öldüğünü söylediğim %15’lik kısım, aslında başka bir biçimde, başka bir fonksiyonu yerine getiriyor. Adeta bir doğum sancısı çekerek, hem gerideki %85’i hem yeniden doğum sonrası başlayacak hayatın çok daha canlı, çok daha güçlü, çok daha mutlu olmasını sağlayacak ders, deneyim ve ustalık biriktiriyor.

Bunun nasıl mümkün olabildiğini, içerisi ile dışarısı arasındaki bağın nasıl bir bağ olduğunu Dr. Feyza Bayraktar yazmış. Kendisi bir hapisane tecrübesi yaşadı mı bilmiyorum ama yaşamış kadar hakiki anlatmış. Sözü biraz ona bırakıyorum.

“Taş duvarlar ve demir parmaklıklar, ilk bakışta yalnızca sessizliği temsil eder. Ama insan ruhu devreye girdiğinde, hapisane bir mezar değil, bazen bir laboratuvar, bazen de bir sahneye dönüşür. Dört duvar arasındaki umut ile umutsuzluk sürekli bir çatışma yaşar. Hücresinde yalnız başına oturan bir insan, moralini korumaya çalışırken yalnız kendi varlığı için değil, toplumun belleği için de savaşır.

Zincir, insanı durdurmaz, yasak ilgiyi yok etmez. Haksız yere tutuklananlar görünürde susturulur ama gerçekte yasaklanan ya da susturulan bir ses ironik biçimde ne kadar bastırılırsa o kadar çok yankı bulur. Çünkü insan zihni, bir şeyden, bir kişiden mahrum bırakıldığında ona daha çok yönelir. Bir bilgiye erişim engellendiğinde o bilgiye duyulan ilgi ve arzu artar.

Yasak ilgiyi azaltmak yerine arttırır, dışardakiler, dinleyerek, izleyerek sessiz bir dayanışma sergiler. Baskı altındaki toplumlar görünürde itaat ederken, kendi aralarında, sessiz, dolaylı ve sembolik yollarla bir direniş geliştirir. Bu açık bir isyan değil, sessiz bir varoluş ve direniş biçimidir. Dört duvarın içindeki moral, dışardakiler için bir pusulaya dönüşür.

Hapishaneler, sadece mahkumun değil, toplumun da sınavıdır. Hücrede moralini koruyan biri, yalnız kendi ruhunu değil, susturulmuş bir toplumun ruhunu da ayakta tutar.

Sonuç olarak hakikat zincire vurulamaz. Susturulan sesler er ya da geç susturmaya çalışılanlardan daha yüksek duyulur. Dört duvarın içi sesleri boğmak yerine yankıyı büyütür.”

Hapishaneye düşen insanın ilk kaybı özgürlüğü değildir. Asıl büyük kaybı, zamanın akışına dair kontrolüdür. Zincirler kapılardan çok, zamanın akışını yavaşlatır. Ama insan zihni en ağır zincirlerden bile kendini kurtarabilecek bir yeteneğe sahiptir.

Bu yetenekleri, hayal gücü, aklını kullanma kapasitesi ve hafızasından beslenir. Sonuçta hepsinin birlikte yöneldiği hedef, hücreyi bir mezar olmaktan çıkarıp bir buluşma alanına dönüştürür.

Nietzsche’nin dediği gibi “Bir nedeni olan insan, her ‘nasıl’a katlanır.”



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Politika Haberleri

Tümü

CHP İzmir'de flaş istifa: Nilay Kökkılınç görevinden ayrıldı

CHP İzmir'de İl Kadın Kolları Başkanlığı yapan Nilay Kökkılınç görevinden istifa ettiğini...

1 saat önce

CHP İmbat Madencilik İşçilerinin Alacaklarını Meclis...

CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, Soma’da İmbat Madencilik...

1 gün önce

CHP İzmir’den Köy Enstitüleri Ruhuyla Parti İçi Eğitim...

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı İl Eğitim Sekreterliği koordinasyonunda başlatılan...

1 gün önce

Başkan Güç: “Halkımız sorun çözmeyen sorun yaratan...

Dikili’de şoför esnafıyla bir araya gelen YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, artan...

1 gün önce

Başkan Güç Dikili’de Çiftçilere Buluştu: “Tarımı...

YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Dikili Ziraat Odası’nı ziyaret ederek bölge...

1 gün önce

Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran CHP'den İstifa Etti

Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ederek...

2 gün önce

YENİ Parti'nin Birinci Olağan Kurultayı’nda slogan belli...

YENİ Parti’nin 14-15 Kasım’da Ankara Arena’da düzenleyeceği Birinci Olağan Kurultayı’nın...

2 gün önce

YENİ Parti’de Kurultay Heyecanı: Özgür Özel Üyelere...

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 8 Kasım’da 81 ilde yapılacak 1. Olağan Kurultay...

3 gün önce

CHP'li Gümrükçü: "İzmir’de Sokaklar CHP’nin Ofisi Oldu"

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, Kemalpaşa ilçesinde bir dizi temas ve...

3 gün önce

Bakan Gürlek'ten Flaş Fon Soruşturması Çıkışı: 'Kapsamlı...

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen fon soruşturmasına dair açıklamalarda bulundu. Gürlek,...

3 gün önce

AK Partili İnan'dan 3 Kasım'ın yıl dönümünde '2028' mesajı!

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, 3 Kasım 2002 seçimlerinin 24....

3 gün önce

CHP’den iki bakana gazilerin ve şehit yakınlarının...

3 gün önce