BIST 100 12.265,98 %0,43 Altın 6.644,78 ₺/gr %1,51 Bitcoin $83.095 %0,52 Dolar 49,40 ₺ %0,03 Euro 55,65 ₺ %0,18 Sterlin 65,40 ₺ %0,16 Gümüş 96,37 ₺/gr %2,79 Ethereum $2.504,24 %0,49 İsviçre Frangı 59,53 ₺ %0,21 Kanada Doları 34,66 ₺ %0,20 Avustralya Doları 34,50 ₺ %0,40 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 13,15 ₺ %0,11 BAE Dirhemi 13,45 ₺ %0,02 Rus Rublesi 0,58 ₺ %0,21 Çin Yuanı 7,38 ₺ %0,19
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Yerel Yönetimler Klaros’ta 3 bin 300 yıllık kehanetin izinde

Klaros’ta 3 bin 300 yıllık kehanetin izinde

Bir zamanlar savaşlardan salgınlara, depremlerden kentlerin geleceğine kadar pek çok konuda Apollon’dan yanıt aranan antik dünyanın üç büyük kehanet merkezinden biri Klaros, binlerce yıllık geçmişiyle dikkat çekiyor. İzmir’in bugünkü yerine taşınmasına ilişkin kehanetin de verildiği kutsal alanda, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle yürütülen arkeolojik çalışmalar tarihin izlerini gün yüzüne çıkarıyor.  

Klaros’ta 3 bin 300 yıllık kehanetin izinde

İzmir’in Menderes ilçesinde, ilk bakışta sessizliğin hakim olduğu bir vadinin içinde binlerce yıl önce bir kentin, bir ordunun, bazen de binlerce insanın geleceğini değiştirecek sorulara yanıt aranıyordu. Savaşın başlayıp başlamayacağı, salgının nasıl sona ereceği, depremden sonra ne yapılacağı, bir kentin kurulup kurulmayacağı tanrı Apollon’a soruluyordu. Bugün aynı topraklarda kahinler yerine arkeologlar çalışıyor. Toprağın her katmanı yeni bir sorunun, her buluntu ise binlerce yıl öncesinden gelen yeni bir yanıtın kapısını aralıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kazı desteği verdiği Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Onur Zunal başkanlığındaki ekip tarafından sürdürülen Klaros kazıları, alanın antik dünya açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor.

Avrupa’dan Afrika’ya Klaros’a geldiler

Klaros’un dönemin üç büyük kehanet merkezinden biri ve bunlar arasında en erken kurulanı olduğunu belirten Doç. Dr. Onur Zunal, kutsal alanın sınırları aşan önemini şöyle anlattı: 

“Klaros, MÖ 13’üncü yüzyılda kuruluyor ve MS 4’üncü yüzyılda Hristiyanlığın resmi din haline gelmesine kadar bir pagan kutsal alanı ve kehanet merkezi olarak kullanılıyor. Burası özellikle İzmir ve İyonya için çok önemli bir yer. Didim’deki Apollon Tapınağı ve Yunanistan’daki Delphi Apollon Tapınağı ile birlikte antik dünyanın üç büyük kehanet merkezinden birindeyiz. Kehanet o dönemde dinsel bir olgu. İmparatorlar, komutanlar ya da kent yöneticileri önemli bir karar verecekleri zaman mutlaka Apollon’a danışıyorlar. Bu nedenle Klaros yalnızca Batı Anadolu’dan değil; bugünkü isimleriyle İtalya, İspanya, Hırvatistan, Romanya gibi Avrupa ülkelerinden, hatta Afrika’daki Moritanya’dan ziyaretçi alıyor. Dolayısıyla Klaros, döneminin en önemli kehanet merkezlerinden biri haline geliyor.”

İzmir’in kaderi de Klaros’ta soruldu

Klaros’un anlattığı hikâyeler arasında bugünkü İzmir’e uzanan önemli bir kehanet de bulunuyor. Zunal, İzmir’in kuruluş anlatısıyla Klaros arasındaki bağı şöyle aktardı: 

“Büyük İskender, Kadifekale’de, Pagos eteklerinde gördüğü rüyanın ardından ünlü komutanı Lysimakhos’u Klaros’a gönderiyor. Lysimakhos kehanet ritüelini gerçekleştirdikten sonra İskender’in rüyasını kahine iletiyor. Apollon kahini, yeni kentte yaşayacak insanların eski kenttekilere göre üç, hatta dört kat daha mutlu olacaklarını söylüyor. Böylece İzmir’in bugünkü yerine taşınmasına ilişkin kehanet Klaros’tan verilmiş oluyor.”

Geçmişin izleri gün yüzüne çıkarılıyor

Bugün de arkeologlar aynı yerde geçmişin izlerini sürüyor. 2026 yılı kazıları temmuz ayının ortasında başladı. Arkeolog, mimar, restoratör, konservatör, epigraf ve nümismatların yer aldığı disiplinler arası ekip, sezon boyunca farklı alanlarda çalışma yürüttü. Zunal, “İki farklı sektörde kazılar devam etti. Bunlardan biri kutsal alanın giriş yapısı olan propylonun doğusundaki alan. Bu bölgenin MS 1’inci ve 2’nci yüzyıllarda kutsal alana gelen ziyaretçilerin konakladığı bir alan olduğunu biliyoruz. Burada ‘katagogeion’ adı verilen, günümüzün motel ya da pansiyon sistemine benzetebileceğimiz yapılar bulunuyor. Kutsal alanın ana kenti Notion’a doğru, güneyde yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik çok büyük bir yapı birimini kazıyoruz. Burada çalışmalar 2016 yılından beri devam ediyor. Yapı Roma İmparatorluk Çağı’nda, MS 1’inci ve 3’üncü yüzyıllar arasında kullanılmış. Kuzeyde yedi mekân var, güneyde de buna paralel yedi farklı mekân olması gerektiğini düşünüyoruz ve ortasında açık avlulu bir yapı bulunuyor. Fakat yapının işlevini henüz kesin olarak tespit edemedik. Günlük kullanım kapları ve sikkeler yardımıyla tarihini belirleyebiliyoruz. Çok ilginç şekilde yapının deprem etkisiyle sona ermiş olabileceğini düşünüyoruz. İlk evrenin bir yıkım gördüğünü ve ikinci evrenin bu enkazın üzerine kurulmuş olabileceğini bu yıl tespit ettik” dedi.

Devasa bir tapınak

Klaros’un merkezindeki Apollon Tapınağı, antik dünyanın görkemini bugün bile hissettiren yapılardan biri. Zunal, yapının büyüklüğünü rakamlarla anlattı: “Apollon Tapınağı döneminin eşsiz eserlerinden biri. MÖ 300’ler civarında yapımına başlanıyor ve Roma İmparatorluk Çağı’na geldiğimizde Augustus’un, Tiberius’un ve en sonunda Hadrianus’un desteklerine rağmen tapınak bir türlü bitirilemiyor. Yaklaşık 450 yıl süren bir inşaattan söz ediyoruz. Tapınak 44 metre uzunluğunda, 22 metre genişliğinde. Uzun kenarlarında 11, kısa kenarlarında 6 sütun bulunuyor. Her sütunun 11 mermer tamburdan oluştuğunu biliyoruz ve bu tamburların her biri yaklaşık 6 ton ağırlığında. Başlığıyla birlikte tek bir sütunun ağırlığı yaklaşık 75-80 tona ulaşıyor. Üst yapısını da düşündüğümüzde yaklaşık 13-14 metre yüksekliğinde devasa bir tapınaktan söz ediyoruz.”

Tonlarca mermer denizleri aşarak Klaros’a geldi

Klaros’un dış dünya ile bağlantısını anlatan en somut kanıtlardan biri ise denizin dibinde bulundu. Kutsal alanda Marmara Adası’ndaki antik Prokonnesos taş ocaklarından ve Paros Adası’ndan getirilen mermerlerin kullanıldığını anlatan Zunal, “En çarpıcı örneklerden biri Prokonnesos’tan, yani Marmara Adası’ndan Klaros’a gelen bir kargo gemisi. Bu gemi Kızılburun açıklarında bugünkü Teos’da batıyor. Geminin kazısı yapıldı ve taşıdığı kargonun Klaros’a gelmekte olan Dor düzeninde bir sütun başlığı ve bir sütuna ait olduğu tespit edildi. Bu bize, çevreden hayvanlarla, arabalarla ya da insan gücüyle getirilen mermer blokların dışında, Klaros’a özel mermerlerin deniz yoluyla da taşındığını gösteriyor. Yaklaşık 75-80 ton ağırlığa ulaşan bir taşıyıcı sütundan bahsediyoruz. Bunların taşınması son derece zahmetli ve maliyetliydi. Dolayısıyla Klaros gibi kutsal alanların, bugünkü ifadeyle sponsorlarının olduğunu da biliyoruz” şeklinde konuştu.

Kaplumbağaya bakınca iki bin yıl öncesini görmek

Klaros’ta hikâye yalnızca kazı çukurlarında, sütunlarda ve heykellerde değil. Bazen ağır ağır yürüyen bir kaplumbağanın kabuğunda saklı. Bugün Klaros’u gezenlerin karşısına sık sık çıkan kaplumbağalar, binlerce yıl önce de Apollon’un dünyasının bir parçasıydı. Zunal, antik çağ ile bugün arasındaki bu şaşırtıcı bağın altını önemle çizerek, “Antik dönemden izlerini bildiğimiz bazı şeyleri bugün Klaros’a geldiğinizde çok net şekilde görebiliyorsunuz. Bunlardan biri kaplumbağalar. Apollon’un çaldığı ve icat ettiği söylenen ‘lira’ isimli telli bir müzik aleti var. Liranın ses kutusu kaplumbağa kabuğundan yapılıyordu. Lira ve lira çalan Apollon figürinleri de o dönemde insanların Apollon’a sundukları en önemli adak eşyalarından biriydi. Klaros’un yaşayan bir diğer antik simgesi ise birkaç adım ötede yükseliyor: Defne” dedi.

Apollon’un ağacı hâlâ sunakların çevresinde

Klaros’un binlerce yıllık hafızasının yaşayan izlerinden biri de bugün sunakların çevresinde büyüyen defne ağaçları. Zunal, defnenin Apollon için taşıdığı anlamı şöyle anlattı: “Bugün Klaros’a geldiğiniz zaman özellikle sunakların çevresinde çok sayıda defne ağacı görüyorsunuz. Defne, Apollon’un kutsal ağaçlarından ve bitkilerinden biri. Mitolojide Daphne isimli bir sevgilisi var. Karşılıksız bir aşktan sonra Daphne tanrılar tarafından defne ağacına dönüştürülüyor ve o zamandan itibaren defne Apollon’un kutsal ağacı olarak biliniyor. Defnenin yalnızca Apollon’la özdeşleşmiş bir bitki olmadığını, kehanet sırasında esinlenmek amacıyla da kullanıldığını biliyoruz. Rahiplerin ve kahinlerin sunular sırasında defne taçları ve defne yaprakları kullandıklarına ilişkin bilgilerimiz de var. Böylece binlerce yıl önce kehanet ritüelinin parçası olan defne, bugün yine aynı topraklarda, aynı sunakların çevresinde büyüyor; Apollon’un lirasıyla ilişkilendirilen kaplumbağalar ise kutsal alanın içinde dolaşmaya devam ediyor.”

Kehanet sustu, demircinin çekici duyuldu

Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu’nun resmi dini haline gelmesiyle pagan kutsal alanları işlevlerini yitirmeye başladı. Klaros ise bir anda ortadan kaybolmadı; başka bir yaşam alanına dönüştü. Kahinin sustuğu yerde yüzyıllar sonra demirciler çalışmaya başladı. Zunal, “Özellikle Hristiyanlık süreci bizim için çok önemli. Pagan kutsal alanlarının kapatıldığı, bazılarının tahrip edildiği bir dönemden söz ediyoruz. Ancak Klaros bu süreçte işlevini bir süre daha sürdürmüş gibi görünüyor. MS 5’inci ve 7’nci yüzyılda kutsal alanın gerçek işlevini kaybettiğini, kentten buraya doğru bir yerleşimin geldiğini ve bazı atölyelerin bu yapılarda faaliyet gösterdiğini biliyoruz. Bir demirci atölyesinin varlığını tespit ettik. Son üç yıldır çalışmalarımızı özellikle bu alana yönelttik. Bunun yanında çok sayıda yarı mamul ya da cüruflaşmış tuğla bulduk. Bunlar yakın çevrede bir tuğla atölyesinin de bulunduğunu düşündürüyor. Yani Klaros ne kadar kutsal bir alan olmuşsa da Hristiyanlık sürecinde işlevsel bir dönüşüm yaşamış” diye konuştu.

Homeros’un başı ile gövdesi 40 yıl sonra buluştu

Klaros’un sürprizleri bununla da bitmiyor. Batı edebiyatının temel eserlerinden İlyada ve Odysseia’nın şairi Homeros’un heykelinin bulunma öyküsü de neredeyse başlı başına bir arkeoloji hikâyesi. Zunal, “Homeros heykelinin gövdesi 1952 kazılarında iki parça halinde ortaya çıkarılıyor ve o dönemde İzmir’deki müzeye götürülüyor. 1992 yılı kazılarında ise Homeros’un başı ele geçiyor. O tarihte Klaros kazısı Selçuk Müzesi’ne bağlı olduğu için baş Selçuk’a gönderiliyor. Daha sonra gövde ve başın aynı heykele ait olduğu ortaya çıkıyor ve 2000’li yılların başında iki parça yeniden buluşuyor. Heykelin MÖ 200-180 civarında yapıldığını biliyoruz. Apollon, Artemis ve Leto’dan oluşan üçlü kült heykeliyle aynı dönemde, büyük olasılıkla aynı atölyede üretilerek Klaros’a getiriliyor. Homeros’un burada diğer tanrılarla aynı sınıfta görülmesi, onun tanrısallaştırılması açısından da son derece önemli” diye konuştu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi 2016’dan bu yana Klaros’ta

Klaros kazıları Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün her yıl yenilenen izniyle sürdürülürken, kazı, koruma ve belgeleme çalışmalarına farklı kurumlar destek veriyor. Zunal, “İzmir Büyükşehir Belediyesi 2016 yılından bu yana Klaros’ta yürüttüğümüz arkeolojik kazı, restorasyon ve belgeleme çalışmalarının önemli destekçilerinden biri. Ayrıca 2025 yılından bu yana ana sponsorumuz olarak SAYA Holding ile iş birliğimizi sürdürüyoruz. Bakanlığımıza, Büyükşehir Belediyemize ve ana sponsorumuza sağladıkları değerli desteklerden dolayı, şahsım ve kazı ekibim adına şükranlarımı sunarım” dedi.



Yerel Yönetimler Haberleri

Tümü

Çiğli ile Karşıyaka arasında yeni bağlantı yolu

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli ile Karşıyaka arasındaki ulaşım ağını güçlendirecek yaklaşık...

1 saat önce

Balık halinde ilk ayda işlem hacmi 9 bin tonu aştı

İzmirliler, av sezonunun açıldığı eylül ayında balık tezgâhlarına yoğun ilgi gösterdi. İzmir...

1 saat önce

Adil, eşit, katılımcı bir kent için: Mahallede Söz Sende

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü’nün yürüttüğü Odakİzmir...

1 saat önce

Bornova’da sürdürülebilir gelecek seferberliği

Bornova Belediyesi, çevre dostu ve sürdürülebilir bir kent vizyonu doğrultusunda eğitim...

1 saat önce

Buca’da hobiden mesleğe uzanan yolculuk

Buca Belediyesi’nin Buca Halk Eğitimi Merkezi iş birliğiyle düzenlediği aşçılık kursları,...

1 saat önce

İzmir İtfaiyesi’nden kaplumbağaya şefkat eli

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, Bergama’da çıkan ot yangınına...

21 saat önce

Bornova’da tencereler sevgiyle kaynıyor

Bornova Belediyesi, ilçede hayata geçirdiği Kent Mutfak noktalarıyla bütçe dostu...

22 saat önce

Menderes Belediyesi 2027 Yılı Bütçesi Belli Oldu

Menderes Belediyesi Ekim Ayı 3. Meclisi’nde 2027 mali yılı bütçesi görüşüldü. Yapılan...

22 saat önce

Uluslararası Seramik Çalıştayı İzmir’de başladı

Dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıları İzmir’de buluşturan Uluslararası İzmir Seramik...

22 saat önce

Büyükşehir’den Torbalı’ya mezbaha ve et entegre tesisi

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Torbalı’da hayata geçirilecek mezbaha ve et entegre...

22 saat önce

Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nin zemini yenileniyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ni baştan sona yeniliyor. Altyapı...

22 saat önce

Karşıyaka Oda Orkestrası yeni sezona başlıyor

Türkiye’de bir ilçe belediyesi tarafından kurulan ilk  oda orkestrası olan Karşıyaka...

22 saat önce